ANDIMIZ & “ANDINIZ”

f08c80e3647cbc8288c5003af0d4bb1bUzun süredir uykuya yatmış olan andımız tartışması yeniden alevlendi. Öğrenci andı tartışmaya uygun bir zemin hazırlıyor, çünkü sayıca düşük – gürültü olarak yüksek bazı marjinal kitleler keskin bulunacağı için söylemeye çekindikleri görüşlerini ancak bu tarz “aracı konular / vekil konular” kullanarak su yüzüne çıkarmayı tercih ediyorlar. Yani esas tartışma konusu aslında öğrenci andı değildir diyebiliriz.

Bu yapay tartışmanın çatı sorunsalı, daha doğrusu gündeme getirilmeye çalışılan kafa karışıklığının ana hedefi ülkenin adını da içeren temel bir kabullenememe durumudur. Yani bu kısıtlı grup için esas sorun öğrenci andı değil, andın da içinde olduğu, içinde Türk sözcüğü geçen tüm kavramlar ve metinlerdir.

Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim, bir düşünce deneyi olarak tasarlarsak bu konunun sonsuza kadar kapanması için yapılacak en doğru şey, referandumdur. Sorulacak soru şudur: Ülkenin adı dahil tüm metinlerde Türk sözcüğü ve tanımı kalsın mı, kalmasın mı? Elbette sonuç ezici üstünlükle “kalsın” yönünde çıkacaktır. Ancak bu gerçek, karşıt grupların çabaları için bir engel değildir.

Bu gruplar içinde başı çekenler aşağıdakilerdir:

  1. Vahşi kapitalizmin bir projesi olduğu gün gibi ortaya çıkan terör örgütleri ve sempatizanları, ayrılıkçılar
  2. “Ümmet” maskesi altında dertleri anti-Türkizm olan, Sina yarımadasındakiler gibi özünde neoliberal işbirlikçi kafaya sahip kesimler
  3. Kültürlü olmak adına bir şeyler okuyayım derken piyasanın sürekli önlerine küreselciliği destekleyen içerikler sunmasından dolayı benliğini unutan sözde entellektüeller (Para karşılığı çalışan dış güdümlü entel-tetikçileri bu sınıfa sokmuyorum, onlar Cumhuriyet savcılarının görev alanına giriyorlar)

İlk grup içindeki ayrılıkçılara şunlar söylenebilir: Keşke sözde önderleriniz, milli mücadelenin başında yabancı devletlerle maddi hesaplara girmek yerine, başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere yapılan çağrılara yanıt vererek kongrelere ve meclise adam gibi katılım gösterseydi. M.Kemal çok samimi olarak çaba göstermiştir, dileyen o günleri anlatan pek çok kaynaktan teyit edebilir. Ancak yeterli düzeyde katılım göstermediler, ve kurulacak siyasi düzen ile ilgili söz söyleme hakkını sonsuza kadar kaybettiler; yeni düzenin ortak kimliğini kabul etmek durumundalar. (Apartman toplantısına katılmazsanız, sokak kapısının rengi ya da apartmanın adı konusunda görüş bildirme hakkınız yoktur.)

Kaldı ki, Türkiye’de bir asimilasyon varsa o da karşılıklı, gönüllü asimilasyondur, A.B.D’de olduğu gibi sağlıklı olan türüdür. Çocukluğumda “kim Türk, kim değil” gibi bir konu hiç bir zaman geçmezdi. Geçmişte kısa bir dönemde yaşanmış şiddet içeren, zorla asimilasyon yöntemlerinin hata olduğunu kabul etmeyen zaten yok. Bu hatalar pek çok ülkede olduğu gibi burada da (çoğu zaman Hrant Dink’i de aramızdan alan yapıların kışkırtması ile) yapılmıştır, bugün Irak’ın kuzeyindekiler de kendileri adlarına yapmaktadır. Ancak bu bahaneyle Türk tanımının kapsayıcılığı tartışmaya açılamaz. Ayrıca bu grubun, ironik olarak,  bilimsel açıdan Türk tanımının tamamen dışında değerlendirilebilmesi de mümkün değildir. (Cumhuriyet’in erken dönemindeki antropoloji çalışmalarını dillerine dolayanlar için ise ayrı bir yazı yazacağım.)

İlginç bir anımı kısaca anlatayım. Almanya’da bir lokantada ayrılıkçı görüşe sahip olduğunu belli eden bir Türk garsona denk geldik, sohbet ettik. Laf arasında “Çocukların Alman olacak, bu konuda ne düşünüyorsun?” diye sorduğumda “Sorun değil, o bir üst kimlik” dedi. Ve dediği anda verdiği açığı fark ederek sohbeti bitirdi, yan masaya geçti. Bugün “Napolyon Fransız mıdır?” diye sorsanız herkes güler, ancak Fransız kimliğinin en önemli lideri, aslen Korsika doğumludur. Kendisi dahil kimse de bunu bir Fransız simgeye dönüşmesinde engel görmemiştir.

Türkiyeli” gibi anlamsız, hiç bir sözlükte yer almayan laboratuvar ürünü zırvalar da Türk tanımının yerine geçemez. Bugün sermayeye tamamen teslim olmuş zavallı sanat dünyamızın bir kısım yayın organları (başta adı dışında tüm içeriği “Türkçe” olan Istanbul Art News) dışında hiç bir yerde kullanılmıyor zaten, kullanılmaz da. “Napolyon Fransalıdır” derseniz yine gülerler. Hayır, Fransızdır.

İkinci grup için şu söylenebilir: Siyasi düzenlerin tarihi, Sumer mirası öğreti ve inançlardan çok daha eskidir. Türkler de tarihi on binlerce yıldan öncesine uzanan bir siyasi unsur olarak, her türlü inancı kabul edebilir ancak kendi tanımını bağlayıcı metinlerden lağvederek -çoğunluğu o inancın takipçisi olsa dahi- kimliğini unutacak derecede teslim olmaz, olmayacaktır. (Kimlik yok etme konusunda en etkili din Hıristiyanlıktır; Örneğin Latince, Avrupalıların kadim dillerinin üzerine boca edilmiş çamaşır suyu gibi binlerce sözcüğü ve insan ismini yok etmiştir)

Üçüncü gruba ise şunu tavsiye ederim: Ana akım medyanın kitap dergilerinde vs. önerdiği kitapların dışına çıkın, Nobel gibi yeni nesil dinamitlerin enkazından uzaklaştırın kendinizi. Kendini ırkçı olarak adlandıranlardan da sakının tabi. Evet, gen bazında ırk kavramı tüm memelilerde olduğu gibi insanlarda da vardır, ama kültürel gruplar sadece bu şekilde tanımlanamaz. Kaldı ki, bir ırk çok uzun süre kendi içine kapalı kaldığında ırklara özel hastalıklar da ortaya çıkabilmektedir. (Kurtuluş savaşını kaybetseydik yapacakları “temizliği” öncelikle ırk bazlı yapacaklardı, dağlardaki yörüklerden başlayarak, o ayrı)

Neyse, okumak diyorduk; örneğin L. F. Céline okuyun, Aziz Nesin, Atilla İlhan, Uğur Mumcu okuyun; ne mutlu ki hala tüm yazınsal enerjisiyle hayatta olan, Cumhuriyet gazetesi FETÖ’den kurtarıldıktan sonra geri dönen değerimiz Özdemir İnce‘yi okuyun, onların önerdiklerini okuyun.

Türklük bir evrendir; genler ile kısıtlanamayacak, masal dinlerken uyuyakalmayacak bir evren.

Son sözü Fener Patriği Bartholomeos’a bırakıyorum: “Hepimiz Türk’üz” (Habere gitmek için tıklayın)

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s