KİTAP ÖZETİ VE İNCELEMESİ: SAPIENS / YUVAL NOAH HARARİ

IMG_6042Öncelikle şunu söyleyeyim, daha önce önerdiğim Üçüncü Şempanze‘yi henüz almadıysanız ilk olarak bu kitabı okumak isteyebilirsiniz. Çünkü Üçüncü Şempanze’nin yazarı Jared Diamond, Yuval Harari’ye bu kitabı yazarken bir nevi akıl hocalığı yapmış ve kendi kitabına göre çok daha akıcı ve öykü tonunda bir metin ortaya çıkmış. Diamond’un kitabı elbette hala bir başyapıt. Ancak çok miktarda veri içeriyor. Öte yandan Diamond (Harari’nin aksine)  gerçek bir bilimadamı olduğu için biraz daha teknik ve gerçekçi bir dil kullanıyor, ayakları daha yere basan, siyasi anlamda daha tarafsız çıkarımlarda bulunuyor.

Kudüs İbrani Üniversitesi‘nde tarih dersleri veren Harari’ye baktığımızda ise hızlı bir şekilde okunabilen, daha akılda kalıcı bir yazım tekniği görüyoruz. Fakat yazarın “Dünya Devleti” kehanetini biraz ısrarla öne çıkarması bu tarz bilimsel bir başlıktan beklenen tarafsızlığa açıkça ters düşüyor ve komplo teorisyenlerine gün doğuruyor. Harari’ye göre hiç şüphe götürmeyecek şekilde dünya tek bir devlet olmaya doğru gidiyor. Bu savın bizim gibi ulusal birliğine sahip çıkan ülkelerde hangi şekilde kullanıldığını çok iyi biliyoruz. Bu akımın kafasındaki Dünya Devleti’nde yöneticilerin ‘kimler’ olacağı çoktan belli. Bizdeki başkanlık sistemini isteyenler neden istiyorsa bunlar da aynı sebeplerden Dünya Devleti istiyor.

Ayrıca ortak tarihçi komisyonu önerisi Ermenistan tarafından kabul edilmemiş olmasına rağmen Jared Diamond’un aksine Harari’nin kitapta “Ermeni soykırımı” ifadesini kullanması, kendisinin neden bir bilimadamından çok belirli siyasi amaçlara hizmet eden bir bürokrat-yazar olduğunu ortaya koyuyor. Harari artık karikatürize hale gelen bir kült olan Anti-Türk ekolunden olsa da kitapları yazarlarının aidiyetlerine göre okunacak/okunmayacak olarak ayırmak ilkel bir yaklaşım olacağından yine de Sapiens’i okumanızı öneriyorum. Çünkü Jared Diamond’un kitabının “For Dummies” sürümü gibi olmuş ve özellikle İngilizce baskısında etkili cümleler var, “It takes a tribe to raise a human”* gibi. (* Bir insan yetiştirmek için bir kabile gerekir) 

Kitap aynen Üçüncü Şempanze gibi, evrenin oluşumuyla başlıyor. Ancak insanın uzun bir süre doğada aciz bir tür olduğunu çok daha iyi vurguluyor. Asıl başlangıç noktasıysa 70 bin yıl önce olduğu tahmin edilen bilişsel devrim. Harari bu devrimi öncelikle benim de katıldığım görüş olan “dil” etkenine bağlıyor. Ancak dil neandertallerde de vardı diyor ve sonra bizim türümüzün farkının sanal olgulara inanma ve geleceği planlayabilme gibi yetkinlikler olduğunu söylüyor. Burada “Peugeot” örneğini veriyor ki kitaptaki başarılı örneklerden sadece bir tanesi. Peugeot markası da bir nevi Hıristiyanlık, ya da Kapitalizm gibi insanların inandığı sanal düzenlerden sadece birisi. Harari’ye göre birey olarak utandırıcı derecede şempanzelere benzeyen insanları bu maymunlardan ayıran en önemli özelliği, bu şekilde ortak değerlere inanabilmesi. Bu ortak değerler sayesinde geçmişteki büyük sıçramayı başardığımızı söylüyor. Bir stadyuma binlerce şempanzeyi koyduğunuzda ortaya çıkacak kaos ile aynı takımı tutan binlerce insanı koyduğunuzda oluşacak uyumun farkından bahsediyor.

Harari’ye göre para, istisnasız tüm insanların inandığı ilk ve tek ortak değer. El Kaide’nin bile ABD’yi düşman görse dahi ABD dolarını çok sevdiği örneğini veriyor. Kitapta finans sisteminin başlangıcı ve krizlerin neden ortaya çıktığı da bir kaç paragrafta etkili bir şekilde açıklanmış. İlk bankanın nasıl kurulmuş olabileceğini anlattığı, kredi alan fırıncı örneği çok güzel bir özet. Aynı örnekten finansal krizlerin neden çıktığını da anlıyorsunuz. Günümüzün sanal ekonomisi, faiz sistemini kullanarak hep ileriye yönelik umutları satın alıyor ve fiyatlıyor. Bu süreç kötü yönetildiğinde de kriz ortaya çıkıyor. Örneklerden birine bu makalede yer vermiştim.

Harari de tarıma geçiş kararımızın olumsuzluklarını Jared Diamond kadar etkin bir şekilde anlatıyor. Ancak burada ilginç bir yaklaşımı var. Evrimsel açıdan bunun bir başarı olduğunu söylüyor, çünkü evrim teorisine göre bir türün başarısı genlerini çoğaltma derecesiyle ölçülür. Buna göre tarım devriminde en başarılı türün ne olduğunu söylüyor. Buna cevabınız “insan” ise yanılıyorsunuz, çünkü Harari’ye göre bu tür buğday! Çünkü tarım devrimi sonrasınde genlerini en çok çoğaltan tür buğday. Tarım öncesinde dünyada sadece belirli bir bölgede yetişiyordu, ancak devrimden sonra dünyada birey sayısını en fazla arttıran tür oldu. Hatta bu yaklaşıma göre insanı kendi yayılmacı amaçları için köle ettiği bile söylenebilir. Harari’ye göre evrim açısından elbette insan da başarılı bir türdür, ancak evrimin genel kuralına göre birey sayısının artması genelde tek tek bireylerin yaşam kalitesini kötü etkiler. Burada da Diamond’un tarım makalesinde yer alan insanın başına gelen felaketleri sıralıyor.

Harari’ye göre yaygın görüşün aksine sapienler doğayı yok etme kapasitesine sahip değil. Ama yaptığımız kötü bir şey var: Doğayı değiştiriyoruz. Şu çarpıcı örneği veriyor: Bizim sayemizde en güzel dönemlerini yaşayan fareler ve hamam böcekleri 65 milyon yıl sonra zekileştiklerinde bize teşekkür edecek. Biz ortaya çıkışımızı nasıl dinozorları yok eden meteorlara borçluysak onlar da bizim sayemizde krallıklarını ilan ettikleri yeni düzeni bize borçlular.

Kitaptaki bir diğer görüş de emperyalizmin aslında tamamen kötü bir olgu olmadığı. Harari’ye göre para ve dinler ile birlikte emperyalizm de gezegen üzerinde dağınık kümeler halinde bulunan insanlığın “tek bir insanlık” olması yolunda doğal bir katalizör görevi yaptı. Harari Dünya Devleti gibi kapitalizmin de kaçınılmaz bir sistem olduğunu savunuyor. Ancak son modaya o da uyuyor ve bir miktar dizginlenmesi gerektiğini savunuyor.

Sonlara doğru ailenin ve akrabalık bağlarının tüketim makinesi tarafından nasıl yok edildiği başarılı bir şekilde aktarılıyor. Kitabın “sapienler” için hafif iç karartıcı tahminler içeren son bölümleri ise biraz bilim kurgu öykülerini andırıyor, ama burada Harari de bunun farkında ve “sadece hayal gücünüzü beslemek istiyorum” diyor.

Sonuç olarak Sapiens, çok geniş bir zaman dilimine yayılan konuları konuşma diline benzer bir şekilde özetlediği için okunması gereken bir kitap. Ancak kitap keşke Jared Diamond’un yaptığı gibi bilimsel tarafsızlık ilkesiyle ilerleseydi ve belirli siyasi ajandaları böyle güzel bir metin içine sıkıştırmasaydı diyorsunuz. Son olarak, Türkçe baskısını incelemedim ancak İngilizce baskının dili gerçekten çok iyiydi, imkanınız varsa İngilizce baskısını okumanızı öneririm.

Ek Not: Harari aşağıdaki konuşmasında kitaptan belirli kısımları özetliyor ve sonunda yeni bir kitap hazırlığında olduğunu anlatıyor. O da muhtemelen okunması gereken bir yapıt olacaktır. (Videoda Türkçe altyazı seçeneği var)

 

Reklamlar

KİTAP ÖZETİ VE İNCELEMESİ: SAPIENS / YUVAL NOAH HARARİ” üzerine bir yorum

  1. Geri bildirim: Homo Sapiens – AgTechTR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s