Adilhan.com · Kutadgu Bilig II

December 8, 2008

O kadar zor mu?

Filed under: İstanbul — admin @ 12:58 am

Tosttan bahsediyorum. Vapur tostu degil tabii ki, temsili resim

Sabahları işe gitmek için Kadıköy - Kabataş vapurunu kullanıyorum. Zaten küçücük vapurlar geliyor her sabah, herhalde ellerinde büyük gemi kalmamış olacak. Bir de kahvaltıyı vapura erteleyenler için olayı işkenceye çeviren tost-çay alma telaşı eklenince, aslında çok güzel olabilecek bir güne başlangıç biraz can sıkıcı bir hal alıyor.

Halkımız da ne yapsın, şöyle garip bir ritüel geliştirmiş. Aslında çok kalabalık olan vapura girdiğinizde, herkes ayakta ama koltuklar boş. Daha doğrusu bir takım eşyalar oturuyor. Masalı koltuklardaki az sayıda yerden birini kapabilen, artık elinde ne varsa (çanta, gazete, kese kağıdı vs.) oturacağı yerin üzerine bırakıyor. Bunun anlamı şu: “Yerime oturma! Çay-tost sırasındayım.”  (Bir keresinde bir kadın yerine oturdum diye kızıp masaya peçete bıraktığını söyledi ve nasıl görmediğimi sordu.)

Bunların sebebi, kendini şehirhatlarına da çok güzel şekilde yansıtan sevgili İdo işletmesinin bu güzelim yolculukta eskiden uygulanan, bir görevlinin çay-tostu tepsi ile masalara, hatta diğer salonlara servis yapması hizmetini işi devraldığı anda kaldırıvermesi. Hatırlayacağımız gibi düz yolda (pardon düz denizde) son sürat bir kuru yük gemisine çarpmayı, ya da koskoca iskeleyi batırmayı da başarmış olan bir işletme anlayışının devamı adeta. Ara sıra çay ve portakal suyu dolaştırılıyor, ama o tepsiye tost koymak akıl edilemiyor.

Hadi çalınma riskini göze alıp sen de koltuğa bir parçanı bıraktın ve tostunu aldın diyelim, iş öyle kolay bitmiyor. “Bir de çay alacağım” diyorsun, cevap hazır “Çaylar diğer taraftan!”. Neden ??? Vapur büfesi değil 500 metrekarelik otel açık büfesi sanki. Elini uzatsan da yandan alıp çay versen ölür müsün? Bir bakıyorsun çay makinesinin olduğu tarafta ayrı bir sıra olmuş, insancıklar ellerindeki tostun yarısını zaten çayı beklerken bitirivermiş, bir yandan da akılları koltuklara bıraktıkları eşyalarında. İşe/okula boğaz gibi bir güzellikten gitme ayrıcalığı, bir anda saçma bir stres kaynağına dönüşebiliyor. Dünyada en çok yolcuyu istifliyoruz hem de feribotlar başkanı olduk yihhu falan filan diye afişler asıyorlar ama yolcu için büyük filodan çok kaliteli hizmet önemli. Kalite sayıdan daha önemlidir ne de olsa.

Ayrıca tostlara yağ mı sürülmez oldu nedir, artık o kupkuru ve kayış gibi bir tost. Tosta biraz yağ sürmezsen bir şeye benzemez kardeşim, yağ istemeyen varsa söyler sürmeyiverirsin. Aynı yönetimin (Beltur) Kabataş iskelesindeki büfesi de ayrı bir vaka. Onların da çay demi ile ilgili kronik bir sorunları var. O kadar açık ki, artık ender de olsa içersem sadece dem koyduruyorum ama yine de çayın rengi viski kıvamını geçemiyor. (Belki bu benzetmeden sonra biraz daha demli yaparlar. Aman bu sefer de zift gibi olmasın da.)

Neyse, sabah vapurda aç ve sinirli bir adam görürseniz sakın yanına yaklaşmayın, o benim.

June 27, 2008

Fikirler çimlenmeye başlıyor!

Filed under: Internet, Site inceleme — admin @ 12:42 pm

etohum.gifHer gün gazetelerde, hatta bazen TV haberlerinde gördüğümüz, hisse değeri 6 haneyi aşmış internet şirketi haberlerinin neden Türkiye’den pek çıkmadığını merak ederiz. Üstelik bir internet şirketinin başarılı olması için belli bir ülkeden açılması da şart değilken, dilinin uyarlanması yeterliyken? Yani diğer iş alanlarındaki lojistik dezavantajlarımız da bu alanda yok.

Cevap iş modelinde yatıyor. Bu da kökünü o modeli oluşturan iş fikrinden alıyor. İşte ülkemizde bu tip modellerin hayata geçmemesindeki en önemli sorun da bu noktada. Hayır sorun fikir olmaması değil, hatta çok fazla iş fikri olduğunu da söyleyebiliriz. En önemli sorun bu fikirlerin sağlıklı şekilde hayata geçecek fikir-sermaye meydanlarında destek ile buluşamaması, ve düzgün birer iş planıyla hayata geçememesi. Çünkü iş iyi fikir ile bitmiyor, mutlaka profesyonel şekilde ilerletilecek bir süreç oluşturulması gerekiyor. Aksi takdirde çok iyi fikirler bile kötü bir yönetim ile başarısız olabiliyor.

İşte Burak Büyükdemir‘in kurduğu e-tohum  projesi de bu ihtiyaca yönelik geliştirilmiş bir platform. Belki de küresel çapta milyar YTL’lik hacimlere çok kısa sürede ulaşabilecek pek çok iş fikri, yani tohum ülkemizde üretiliyor, ama yeterli su-ışık ve besini alamadığından çimlenecek fırsat bulamıyor. E-tohum platformu bu soruna kökten çözüm getirmek amacıyla, bu Ağustos ayında fikir başvurularını almaya başlayacak. Ancak e-tohum kesinlikle bir yarışma değil, bir sıralamaya tabi tutulmaksızın dikkate değer belirli sayıda fikir platformun destek sağlayıcı tarafındaki  saygıdeğer firmalar tarafından değerlendirilecek. Bu firmalar arasında kimler yok ki, Gittigidiyor.com’dan Yemeksepeti.com’a, Embrio.com’dan Tatil.com’a bir çok büyük firma ve ileride katılacaklar ile platform daha da zenginleşecek. Daha ayrıntılı bilgi www.etohum.com internet sayfasında yer alıyor.

Türkiye’nin gelecek vadeden internet ekonomisi katma değeri açısından gerçekten umut verici bir platform.

June 3, 2008

Digiturk Plus yazılımı 1.633 sürümü beta test sonuçları

Filed under: Tech — admin @ 12:06 am

Geçici olarak bir grup kullanıcıya açılan 1.633 sürümlü yazılım izlenimleri:

ARTILAR
-Kanal geçişi ve menüler hızlanmış
-Kutudaki ekranda bile rakamlar daha hızlı değişiyor
-National Geographic HD’de optik bağlantıdan 5.1 ses alınıyor
-İlk açılış 7-8 saniyeye indirilmiş ve açılış grafiği konmuş
-Kayıt yönetimi ve oynatılması iyileştirilmiş
-İnteraktif kanallardan 555-545-540 yükleniyor, çıkış da hızlı
-Kayıt içerisinde eskiden sayısal olarak % şeklinde olan arama dakika olarak yapılabiliyor

EKSİLER
-Rehberde iken eskiden altyazı tuşuyla favori listesini hızla seçiyorduk, yeni yazılımda bu fonksiyon kaybolmuş
-Kayıt listesinde program adının yazdığı kolon daralmış, en soldaki koruma ikonlarının geldiği sütun genişlemiş
-Hata mesajlarındaki dil ve yazım hataları devam ediyor
-1 nolu kanal bazı kullanıcılarda yüklenirken bazılarında yüklenmiyor
-16 yüklenmiyor

ÖNERİLER
-Uzun listeli menülerde en sondaki seçeneğe gitmek zaman alabiliyor. Bunun için en baştayken geriye bastığımızda son maddeye gidebilir
-Favori listesi seçimi cihaz kapandığında unutuluyor, bu tercih eklenebilir
-Kayıtlarda REC ışığının yanması yeterli, ekranda REC yazması gerekli değil
-Ekranda kanal numarası kısa bir süre gözüküp daha sonra saati gösterebilir

 Sizde de 1.633 varsa izlenimlerinizi yorum olarak ekleyebilirsiniz.

İlk kayıt:03.06.2008

May 12, 2008

Amazon’un ‘Mekanik Türk’ü

Filed under: Site inceleme, Tech — admin @ 5:13 pm

mt.jpgBugünün bilgisayarı ne kadar gelişmiş olsa da yapamayacağı, ya da insan kadar iyi yapamayacağı bazı işler var. Örneğin, bir ürün için en iyi anahtar kelimeleri belirlemek, bir fotoğraftaki nesneleri isimlendirmek, bir makalenin alaycı mı yoksa kızgın bir dilde mi yazıldığını belirlemek, ya da doğru dürüst bir çeviri yapmak gibi. Ancak yine de bu işlerin bir şekilde yapılması gerekiyor. İşte bu noktada, bilgisayar tabanlı sistemlere dışarıdan gerçek, kanlı canlı insanların veri ve yorum sağlaması yoluna gidiliyor. Son yıllarda artan sayıda internet sitesi, bu gibi PC’lerin iyi yapamayacağı iş parçalarını belli birim ücretler karşılığı gerçek insanlara yaptıracak ortamlar sağlıyorlar.mtb.gif

Bunlardan biri de, ismi ile dikkatimizi çeken Amazon Mechanical Turk. Site meşhur e-perakendeci Amazon.com tarafından işletiliyor. İşleri yapanlara ödenen tutarlar, işin zorluğuna göre her iş birimi başına 0,01 dolardan 0,25 dolar ve üzerine doğru değişebiliyor. Örnek vermek gerekirse, bir listeden en beğendiğiniz 3 maddeyi seçmek için 0,01 dolar hesabınıza aktarılırken, savvyspot.com ‘daki 3 restorana yorum yazmanız için 0,65 dolar gibi daha yüksek bir ücret ödenebiliyor. Yaptığınız her işin mtb2.gifkalitesi, işverenler tarafından değerlendiriliyor ve kullanıcı adınıza bir kalite endeksi tanımlanıyor. İşleri iyi yaparak bunu yükseltmek ve daha çok tercih edilmek elinizde. Özellikle evden çalışmak isteyen işsizler, emekliler ya da engelliler için güzel bir sistem.

Sitenin isminin kaynağı ise, Macar asilzadesi Wolfgang von Kempelen’in 1769′da yaptığı bir satranç otomatından geliyor. Kempelen önde gelen satranç oyuncularına kafa tutan bu otomatik satranç makinesine insani bir görüntü verebilmek için, kafasına sarık sarılmış bir ahşap mankeni satranç tahtasının bir tarafına oturtmuştu. Böylece Avrupa o zamanlarda (hatta bazıları bugün de) Türkleri sarıklı insanlar olarak hayal ettiği için bu otomatın adı da “Mekanik Türk” olmuştu. Ancak izleyicilerin bilmediği bir şey vardı: Otomatın içinde makineyi kumanda eden, küçük boyutlarda gerçek bir satranç ustası insan vardı! İşte bu da Amazon’un bu ismi vermesindeki edebi sanatı anlatıyor, makineler ne kadar gelişmiş olsa da belirli görevlerde her zaman gerçek insan zekasına ihtiyacı vardır,  sitenin “Yapay yapay zeka” isimli sloganı da bunun ayrı bir tanımı. Tabii bugün ustaları gerçekten yenebilen satranç programlarının olması da ayrı bir konu. Ancak yapay zekalar zamanla insan zekasına yetişebilse de, en azından hiç bir zaman insani anlamda duygu ve bilince sahip olamayacaklarını biliyoruz.


May 7, 2008

Klavye ile “â,®,©,½” gibi karakterlerin yazımı

Filed under: Türkçe, Tech — admin @ 9:32 am

Karakter Haritası (Büyük resim için tıklayın)Son günlerde kulağıma “inceltilmiş a-a circumflex” harfinin kaldırıldığı ile ilgili bir şehir efsanesi ulaştı. İlgili kaynakları araştırdığımda ise böyle bir şey olmadığını öğrendim. Zaten bunun yapılması mümkün değil, çünkü o harf olmadan pek çok kelimeyi doğru okumak imkansızlaşır. Türkçe yazıldığı gibi okunan ender dillerdendir. Bu nedenle zaten latin alfabesine geçilen zamanın şartları nedeniyle seslerimizi tam karşılayamayan bir alfabeye sahipken (Göktürk alfabesindeki sessiz harf sayısı şu andakinden çok daha fazladır), bir de bu şekilde eksikleri kapatmaya çalışan harfleri atmak çok yanlış olurdu.

Bu vesile ile, ihtiyacınız olduğunda bu inceltilmiş a’ları ve diğer bazı işaretleri bilgisayar klavyenizde nasıl kolayca yazacağımızı söyleyelim. Bazı gazetelerimizde bile bu harf yazılmaya çalışılırken doğru kodlama bilinmediğinden dilimizde bulunmayan “Á” (A acute) yazılabilmektedir. Klavyenizin ALT tuşuna basılı tutarak sayısal kısımda aşağıdaki kodları tuşladığınızda ilgili karakteri hızlı bir şekilde yazabilirsiniz. İsterseniz bu tablonun çıktısını alıp masanıza da koyabilirsiniz:


KARAKTER

[ALT] BASILI TUTULARAK YAZILACAK SAYI

â

0226

Â

0194

©

0169

®

0174

½

0189

¼

0188

¾

0190

² (Karesi)

0178

³ (Küpü)

0179

Daha fazlası için, Başlat-Donatılar-Sistem Araçları altındaki Karakter Haritası’ndan faydalanabilirsiniz. Eğer varsa ALT’lı tuş kısayolu kutunun sağ alt köşesinde gözükür (bkz. resim). Kısayol yoksa da “Seç” ve “Kopyala” tuşlarıyla kopyalayıp karakteri yazınıza yapıştırabilirsiniz. (Eğer dizüstü bilgisayar kullanıyorsanız rakamları harflerin üzerindeki rakamlarla değil ALT+FN yapıp numerik modda harf kısmından yazmanız gerekebilir.)

Önceki makale: Ama hangi Taha Akyol?

April 8, 2008

G.Saray UEFA kupasını neden alamadı?

Filed under: Spor — admin @ 9:07 am

KupalarSadece Galatasaray da değil, aslında uluslararası alandaki futbol kupalarını alıp müzenize götürmek final karşılaşmalarını kazansanız dahi öyle kolay olmuyor. Hatta örneğin Dünya Kupası, her turnuvada kazansanız bile hiç bir şekilde alınamıyor!

Bazı kupaların mülkiyetinin alımı ise özel şartlara bağlı. Bu kupaların düzenlemelerinde açıkça belirtilmese de, uygulamanın ana sebebi tesadüfi başarılardan çok kalıcı başarıların ödüllendirilmesi. Örneğin UEFA bu prensibi uyguluyor. Türkiye liginde ise şampiyona kupa veriliyor (TFF tüzüğünde aksine bir madde bulunmuyor), ancak kalıcı başarı da kulüp arması üzerindeki yıldızlar ile (her 5 şampiyonluk 1 yıldız) onurlandırılıyor. Aşağıda ülkemiz takımlarının katılabildiği uluslararası futbol turnuvalarının kupalarının nasıl alın(ama)dığının bir özeti bulunuyor.

FIFA Dünya Kupası

Milli Takımlar düzeyinde katılım olan Dünya Kupası turnuvasının finalinde kazanan takım, gerçek kupayı müsabaka sonunda görme şansı yakalıyor. Kupaya delice sarılıp turlar atmalarının bir sebebi belki de düzenlemelerde yer alan “Ülkesine geri dönmeden önce FIFA’ya iade edilmesi” şartı. Çünkü (eğer FIFA daha önce istemezse) takım kupayı en çok uçağa (more…)

March 25, 2008

Maya dilindeki Türkçe izleri

Filed under: Tarih, Türkçe — admin @ 7:57 am

Maya piramidiBinlerce kilometre uzaklıkta da olsak, Güney Amerika’nın yerli halkı Mayaların bizimle bağlantısı uzun yıllardan beri yerli ve yabancı pek çok tarihçi ve antropolog tarafından kabul edilmiş bir olgu. Soyların bağlantısında en büyük delil her zaman olduğu gibi yine lisan olarak ortaya çıkıyor.

Öyle ki, Atatürk dahi zamanında konu ile ciddi olarak ilgilenmiştir. Tahsin Mayatepek’i Güneş Dil Teorisi araştırmaları ile ilgili 1935-1937 yıllarında Meksika elçisi olarak atamış, ve anlamdaş olan tepe (Türkçe) - tepek (Maya dili) benzerliğinin keşfinden ötürü kendisine “Mayatepek” soyadını vermiştir. Mayatepek, toplam 14 değişik rapor hazırlayarak Atatürk’e sunmuştur. Bir zamana kadar sebebi belirlenemeyen şekilde kamuoyuna açıklanmayan raporlar, günümüzde çeşitli kitaplar vasıtasıyla yayınlanmıştır. Kitapçılarda ve kütüphanelerde “Mayatepek raporları” anahtar kelimeleri ile bulunabilirler.

Aşağıdaki tabloda, Doç. Dr. Haluk Berkmen’in derlediği ve bugün de o coğrafyada büyük kısmı kullanılan Türkçe kökenli sözcükler mevcuttur. İncelendiğinde tesadüf ile açıklanamayacak benzeşmeler göze çarpacaktır (özellikle kırmızı yazılanlarda). (more…)

March 12, 2008

TV’de YouTube!

Filed under: Tech — admin @ 5:54 pm

Tivo & YouTube

The New York Times’ın haberine göre Amerikalı dijital platform Tivo, kullanıcılarına TV’den YouTube’a direk bağlanma imkanı sunacak. Bizdekinden farklı olarak ABD’de genelde kablo üzerinden alınan dijital TV hizmetinin hakim markalarından Tivo, kullanıcılarına canlı yayını dondurma ve geriden oynatma gibi PVR hizmetlerini sunan ilk marka olmuştu. YouTube bağlantısından ise şu anda sadece son versiyon high definition PVR üyeleri yararlanabilecek. Ayrıca üyelerin hazır genişbant internet bağlantılarının bulunması gerekiyor. Tivo kutuları direk olarak internete bağlanacak ve kullanıcılar YouTube’daki hesaplarına uzaktan kumanda tuşları ile TV’den giriş yaparak videoları internet üzerinden izleyebilecekler. Dahası, yakında kullanıcılar üye oldukları RSS Video beslemelerini direk olarak yine TV’lerinde izleyebilecekler. Video izleme dendiğinde işin uzmanı olan emektar TV’lerimiz, yakın zamanda bu işi kaptırmış oldukları bilgisayarlardan geri devralacak gibi gözüküyor.

Haberin linki: http://www.nytimes.com/2008/03/12/technology/12cnd-tivo.html

March 10, 2008

Wordpress editöründe “RealTinyMCE” hatası

Filed under: Tech — admin @ 8:07 am

RealTinyMCE Bir süredir yeni posta yazarken, editördeki görsel düğmeler gözükmeyebiliyor. Dolayısıyla resim, link vs. eklerken kodlarla uğraşmak gerekebiliyor. Sayfadaki hata mesajı ise 44. satırdaki RealTinyMCE Javascript öğesinin tanımlanmadığını söylüyor. Wordpress forumlarına baktığımda sorunun büyük ihtimalle Java kodundaki satırların işlenme sırası ile alakalı olduğunu öğrendim. Yani tarayıcının önbelleğindeki karışıklıktan dolayı, bazen bu öğenin tanımlandığı satırlar henüz işlenmeden önce sayfa bu öğeyi talep edebiliyormuş. Genelde öneri CTRL + F5 yaparak sayfanın yenilenmesi. Şimdilik işe yarıyor gözüküyor. Bir an önce son versiyona geçtiğimde sorunun tamamen düzelip düzelmediğini göreceğiz.

Facebook patronunun söyleşi felaketi

Filed under: Tech — admin @ 7:41 am

Mark Zuckerberg ter dökerken Wired.com’un haberine göre, Teksas’taki South by Southwest Festivali’nde bir açık söyleşiye katılan Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, ketumluğun bedelini ağır ödedi. Sorulara kaçamak yanıtlar vermesi ile bilinen genç Zuckerberg, Sarah Lacy’nin sıkı ağzını açma çabaları sonuçsuz kalınca seyircinin “artık ilginç birşeyler söyle” şeklindeki tepkilerine hedef oldu. Bir anda yüzlerce talepkar soruyla karşı karşıya kalan Sarah Lacy, bu karmaşa karşısında Zuckerberg’e soru sormayı bırakıp mecburen oturuma bir moderatör olarak devam etmek zorunda kaldı. Wired’ın haberi verirken kullandığı sivri dil de gözlerden kaçmadı.

Haberin linki: http://blog.wired.com/underwire/2008/03/sxsw-mark-zucke.html

Next Page »

Powered by WordPress